RACİ ‘DÜRÜST’TEN ŞAŞMAZ! Aralık 5, 2008
Posted by googlehottrends in Raci Şaşmaz Elif Dürüst AŞK.Tags: ELİF DÜRÜST, Raci Şaşmaz Elif Dürüst AŞK, RACİ ŞAŞMAZ
add a comment
MURO’NUN MACERALARINI ANLATAN FİLMİN GALASINA SENARİST RACİ ŞAŞMAZ’LA BİR SÜREDİR AŞK YAŞAYAN ELİF DÜRÜST DE KATILDI.
Şaşmaz kendilerini birlikte görüntülemeye çalışan kameramana tepki gösterdi . “Nalet olsun içimdeki insan sevgisine” repliğiyle tanınan Muro karakterinin maceralarını anlatan film, yarın vizyona giriyor.
Bir süredir filmin senaristlerinden Raci Şaşmaz’ la aşk yaşayan Elif Dürüst, galaya kardeşi Kerem Dürüst’le birlikte katıldı. Gecede Nil Bentürk’le bol bol sohbet eden Dürüst, Raci Şaşmaz’la yan yana gelmemeye özen gösterdi. Raci Şaşmaz da kendisini Elif Dürüst ile birlikte görüntülemek isteyen kameramanın objektifini kapatarak tepki gösterdi.
MURO’NUN GALASI YAPILDI! Aralık 5, 2008
Posted by googlehottrends in MURO GALA.Tags: Kurtlar Vadisi MURO, MURO, MURO GALA, MURO Kurtlar Vadisi Pusu
add a comment
‘NALET OLSUN İÇİMDEKİ İNSAN SEVGİSİNE’ REPLİĞİ İLE TANINAN MURO KARAKTERİNİN ÜZERİNE KURULAN FİLMİN GALASI ÖNCEKİ GECE YAPILDI. BİN KİŞİNİN KATILDIĞI GALADA MURO’YA OLAN İLGİ, İZDİHAMA DÖNÜŞTÜ…
Kurtlar Vadisi Pusu’ dizisinin fenomen karakterlerinden olan ve ‘Nalet olsun içimdeki insan sevgisine’ repliği ile gönüllerde taht kuran Muro’nun filmi yarın vizyona giriyor. Yapımcılığını Pana Film’in yaptığı, yönetmenliğini Zübeyr Şaşmaz’ın üstlendiği, senaryosunu Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın yazdığı ‘Muro-Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine’ sinema filminin galası önceki akşam yapıldı.
VADİ GALAYA İNDİ
Galaya; Necati Şaşmaz, Ediz Hun, Hüseyin Avni Danyal, Yetkin Dikinciler, Hatice Şendil, Hasan Kaçan, Şebnem-Gürkan Uygun, Mustafa Alabora ve Elif- Kerem Dürüst gibi isimlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık bin kişi katıldı. Mustafa Üstündağ, Şefik Onatoğlu, Eray Türk, Selim Erdoğan, Evrim Alasya, Bülent Şakrak ve Eva Maya’nın rol aldığı filmin gösteriminin ardından Muro karakteri ile beğenilen Mustafa Üstündağ tebrikleri kabul etti. Filmin yönetmeni Zübeyr Şaşmaz, ‘Çok güzel bir çalışma oldu. Hepimizin gülmesi ben mutlu etti’ diye konuştu. Filmin senaristlerinden Raci Şaşmaz ise, ‘Hepimiz elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Bu film eğer çok izlenirse ikincisi neden olmasın?’ dedi. Necati Şaşmaz da kardeşini alkışlayarak tebrik etti ve filmde emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. Gece boyunca Muro’nun şivesi ile konuşan başrol oyuncusu Mustafa Üstündağ ise şunları söyledi: ‘Çok heyecanlıyım. Çok güzel bir film oldu, çok tebrik aldım.’
İBO’YLA OYNADIĞIMA PİŞMANIM Aralık 5, 2008
Posted by googlehottrends in İbrahim Tatlıses.Tags: HALDUN DORMEN, İBO, İbrahim Tatlıses
add a comment
HALDUN DORMEN, ‘ORADA NELER OLUYOR’DA, İBRAHİM TATLISES İLE ÇEKTİKLERİ ANCAK HİÇ YAYINLANAMAYAN ‘BAHÇIVAN’ DİZİSİNİN NASIL FİYASKOYLA SONUÇLANDIĞINI ANLATTI
Haldun Dormen ‘Ben ve İbrahim Tatlıses iki ayrı dünyanın insanlarıyız. Her şeyimiz ayrı. İbrahim Tatlıses’in adını duyunca önce istemedim. Ama yapımcı Sinan Çetin beni ikna edebilmek için çok büyük bir para ödedi. Kim olsa bu parayı kabul ederdi. ‘Tamam’ dedim. Demez olaydım! Çok yanlış bir şey oldu. Öyle kötüydü ki yayınlanamadı. Bu işi yaptığıma pişmanım’ dedi.
Dormen ‘İbrahim Tatlıses iyiydi, karizmatikti, ama oyunu kendi yazmaya ve yönetmeye kalkınca işler koptu. Ezber yapamıyor, son anda bana arebesk diyaloglar yazıyor, ‘Abicim bunları söyleyeceksin’ diyor. İmkansız onları söylemem. Olacak gibi değildi. Bakın Gülben Ergen ile ‘Dadı’yı 3 yıl çektik. Gülben müthiş profesyonel, saygılı, işine zamanında gelen, rejiye, senaryoya karışmayan oyuncudur. Ama İbrahim Tatlıses ile bir daha asla çalışamayız’ dedi.
HAYATIMA ISSIZ ADAM ALMADIM : DENİZ SEKİ, ‘ŞİMDİYE KADAR HAYATIMA DA HİÇ ISSIZ ADAM ALMADIM’ DİYE KONUŞTU Aralık 5, 2008
Posted by googlehottrends in DENİZ SEKİ.Tags: DENİZ SEKİ, DENİZ SEKİ AŞK
add a comment
DENİZ SEKİ, ‘ŞİMDİYE KADAR HAYATIMA DA HİÇ ISSIZ ADAM ALMADIM’ DİYE KONUŞTU.
Deniz Seki müzik kariyerinin 6. albümü ‘Sahici’nin imza gününde Astoria Alışveriş Merkezi’nde hayranlarıyla buluştu. Takım elbise giyen, kravat takan Seki, oyunculuk yapmayı istediğini söyledi. Seki,’ Sinemaya evet, diziye hayır. Bir aşk fiminde rol almayı çok isterim. Kendi yaşadıklarıma benzeyen bir hikaye olabilir’ dedi. Son zamanlarda herkesten ‘Issız Adam’ filmini duyduğunu anlatan Seki, ‘Ben sulugözlü biriyim. Ağlarım diye ‘Issız Adam’a bir türlü gidemedim. Şimdiye kadar hayatıma da hiç ıssız adam almadım’ diye konuştu.
ÖN SEVİŞME TARİH OLUYOR! Aralık 5, 2008
Posted by googlehottrends in Cinsellik.Tags: ÖN SEVİŞME, ÖN SEVİŞME TARİH OLUYOR
add a comment
YAPILAN ARAŞTIRMALAR KADINLARIN ÖN SEVİŞMEDEN ÇOK, SEVİŞMENİN KENDİSİNE ÖNEM VERDİĞİNİ ORTAYA ÇIKARDI.
Erkeklere iyi haberler var! Kadınlar ön sevişmenin sekse sadece küçük hazlar getirdiğini düşünüyor. The Journal Of Sexual Medicine tarafından yayımlanan bir araştırmanın sonucuna göre kadınlar, erkeklerin ön sevişmeden çok cinsel ilişkinin kendisine daha çok konsantre olmasını tercih ediyorlar.
STANDART ÖN SEVİŞME 15,4 DAKİKA
İngiltere’de yapılan bu araştırma için 2 bin 300 kadın bazı testlere tabi tutuldu ve standart bir ön sevişme 15.4 dakikada sonlanırken, esas sevişme ya da (cinsel birliktelik) 16.2 dakika sürdü.
Cinsellik uzmanı Kate Taylor ön sevişmenin artılarını eksilerini ve bu konuda yetersiz olan partnerinizin nasıl kendini geliştireceğini yazdı: ‘Biyolojik olarak, kadınlar ön sevişmeye ihtiyaç duyarlar. Cinselliğe karşı her zaman hazır olarak doğan erkeklerden farklı olarak kadınların cinsel ilişkinin o iç gıvıklayıcı safhasına ulaşması zaman alır.
Bu araştırmadaki kadınların neden cinsel ilişkiyi ön sevişmeye tercih ettiklerini söylediklerini anlayabiliyorum. Çünkü onların tanımladıkları şey ön sevişme değil sadece sıkıcı bir takım oyunlar. Bütün bunlar erkeklerin yüzyıllardır kullandıkları korkunç seks teknikleridir. Bu sıkıcı oyun tipleri adeta kadınların tutkularını öldürür ve kadınların hamurdanmalarına neden olur.
ŞEVKET KADRO DIŞI KALDI : Yaprak Dökümü Dizisinde Şok Ayrılık Aralık 5, 2008
Posted by googlehottrends in Caner Kurtaran.Tags: Caner Kurtaran, Caner Kurtaran diziden kovuldu, YAPRAK DÖKÜMÜ, ŞEVKET diziden kovuldu, ŞEVKET YAPRAK DÖKÜMÜ
add a comment
YAPRAK DÖKÜMÜ DİZİSİNDE ŞOK AYRILIK.
Reyting rekortmeni Yaprak Dökümü dizisinin Şevket’i Caner Kurtaran, diziden kovuldu. İddialara göre dizinin ana karakterlerinden Şevket’i canlandıran Caner Kurtaran “Çekim saatlerini aksatması, sorumsuz, disiplinsiz davranışları” nedeniyle diziden süresiz olarak uzaklaştırılmış. Caner Kurataran’ın adı geçtiğimiz sene uyuşturucuyla anılmıştı.
BEŞ AYLIK GİZLİ AŞK : Hatice Şendil’in, Gerçekte de Necati Şaşmaz ile Aşk Yaşadığı Öğrenildi Aralık 5, 2008
Posted by googlehottrends in Necati Şaşmaz.Tags: Kurtlar Vadisi Necati Şaşmaz, Necati Şaşmaz, Necati Şaşmaz Aşk Hatice Şendil, Necati Şaşmaz Hatice Şendil
1 comment so far
HATİCE ŞENDİL’İN, GERÇEKTE DE NECATİ ŞAŞMAZ İLE AŞK YAŞADIĞI ÖĞRENİLDİ.
‘Kurtlar Vadisi Pusu’nun kadrosuna Polat Alemdar’ın aklını başından alan güzel rolüyle dahil olan Hatice Şendil’in, gerçekte de Necati Şaşmaz ile aşk yaşadığı öğrenildi.
İkilinin tam üç aydır gizlice görüştüğü iddia ediliyor.
Ona uygun rol yaratıldı..
Miss Turkey 2001 yarışmasında aldığı üçüncülükle adını duyuran Hatice Şendil, şu sıralar ‘Kurtlar Vadisi Pusu’da üstlendiği rolle gündemde… Ancak, dizi kadrosuna Polat Alemdar’ın muhtemel sevgilisi olarak katılan Şendil’in söz konusu rolü tesadüf eseri almadığı magazin kulislerinde dilden dile dolaşıyor. İddiaya göre Şendil bu rol için seçilmedi, aksine bir süredir Necati Şaşmaz ile beraber olduğu için dizide ona uygun yer açıldı, yeni bir karakter yaratıldı.
Herkesten saklanıyorlar
Çifte yakın çevreler, sürpriz aşkın yaklaşık üç ay önce başladığını, ancak ikilinin özel hayatlarıyla gündeme gelmemek adına beraberliği saklamayı tercih ettiğini söylüyor. Daha önce de ‘Kurtlar Vadisi’ndeki rol arkadaşları Nefise Karatay ve Yasemin Öztürk’le aşk yaşayan Necati Şaşmaz’ın, Şendil ile hem özel hayat hem de dizi setini paylaşmaya ne kadar devam edebileceği ve bu yeni ilişkinin akıbeti merak konusu…
SERTAB’DAN ‘OTOBİYOGRAFİ’ Aralık 4, 2008
Posted by googlehottrends in Sertab Erener.Tags: Magazin Haber, Sertab Erener, Sertab Erener otobiyografi, Sertab otobiyografi
add a comment
Sertab Erener, ON BEŞ YILI AŞAN MÜZİK KARİYERİNİ TAÇLANDIRAN ‘OTOBİYOGRAFİ’ DVD’SİNİ ÖZEL BİR TOPLANTIYA BASINA TANITTI..
Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi kadın vokallerinden, Eurovision gururumuz Sertab Erener, kariyerinin 15. yılı onuruna 11 Eylül 2007′de ‘Otobiyografi’ temalı unutulmaz bir konsere imza atmıştı. Sadece bu gece için hazırlanan çok özel bir şovla, 5 bin seyirciye bir ‘Sertab Erener yolculuğu yaşatan’ ve yoğun ilgi nedeniyle organizasyon gecesi tüm Harbiye ve Maçka’da trafiğin kilitlenmesine neden olan bu muhteşem konserle birlikte, özel röportajlar ve pek çok sürpriz ilaveyi de içeren ‘Otobiyografi’ DVD’si şimdi koleksiyonlarınızda yer almaya hazır..
‘Otobiyografi’de Sezen Aksu, Demir Demirkan, Levent Yüksel, Fahir Atakoğlu, Serdar Erener, Nil Karaibrahimgil, Tuluğ Tırpan ve Uzay Heparı gibi birçok değerli ismin de bölümleri de yer alıyor..
‘GORA’DA KAZANAMADIM!’ Aralık 4, 2008
Posted by googlehottrends in CEM YILMAZ GORA.Tags: AROG Bir Yontma Taş Filmi, CEM YILMAZ AROG, CEM YILMAZ GORA, CEM YILMAZ HOKKABAZ, Magazin Haber
add a comment
CEM YILMAZ, ‘G.O.R.A’DA YETERLİ PARAYI KAZANAMADIĞINI, AMA ‘A.R.O.G’TAN ÇOK UMUTLU OLDUĞUNU AÇIKLADI.
Yarın vizyona girecek olan ‘A.R.O.G’ filminin senaryo yazarı, yönetmeni ve oyuncusu Cem Yılmaz, ‘G.O.R.A’da kendi standartlarına göre yeterli parayı kazanamadığını, ama ‘A.R.O.G’tan çok umutlu olduğunu açıkladı.
En iyi iş ‘Hokkabaz’dıÜnlü komedyen, ‘G.O.R.A’da yaşadığı sorunları dile getirdi: ‘Ne ben, ne de Ömer (Faruk Sorak) bu filmden para kazandı. Hatta kayba uğradım diyebilirim. Filmin ekonomisine destek olmak zorunda kaldım. Ben bugüne kadar en çok parayı ‘Hokkabaz’dan kazandım. Ve inşallah ‘A.R.O.G’dan kazanacağım.’
‘Kanal kanal geziyor’ eleştirisine de yanıt veren Cem Yılmaz şöyle konuştu: ‘Bir programa katıldım, ‘Kanal kanal gezdi’ diyorlar. Sevgi böceği durumum yok. Bir filmi tanıtmak, için belki alışılmadık bir şeyler yapıyoruz da ondan böyle oluyor. O yüzden bunlar bazılarını kıskandırıyor.’
Cem Yılmaz, ‘Politik taklitler yapmıyor’ diye kendisini eleştirenlere ‘Kimsenin aklına Ufuk Uras taklidi yapmak gelmiyor, ben onunla başlayacağım. Deniz Baykal’ın taklidini de yapacağım ama çarşaf bakıyoruz’ karşılığını verdi.
Mahsun kadar yönetmenlik yapabilsem bana yeter
Yarın vizyona girecek olan ‘A.R.O.G-Bir Yontma Taş Filmi’nin senaryo yazarı, yönetmeni ve oyuncusu Cem Yılmaz, Kelebek’e çok özel açıklamalarda bulundu. İki gün boyunca yayınlayacağımız bu söyleşide, ünlü komedyen ‘G.O.R.A’dan ‘A.R.O.G’a uzanan fantastik yolculuğunu da anlattı, yönetmenliği ve oyunculuğunu eleştirenlere yanıt da verdi.
‘G.O.R.A’ ve ‘Hokkabaz’ vizyona girerken de röportaj yapmıştık. Fakat ‘A.R.O.G’un sizi daha çok heyecanlandırdığını görüyorum.
- Zaman geçtikçe insan işi konusunda daha olgunlaşıyor. ‘A.R.O.G’daki heyecan, biraz daha derli toplu bir heyecan. ‘Ah sonu ne olacak?’ gibi bir heyecan tabii ki var, ama biraz da arkasında tebessüm var. Çünkü ne olacağını biliyorum.
Ne olacak?
- Güzel oldu film. O gün Habertürk’teki programa çıkmadan önce filmi izledik. Gerçekten hepimiz çok keyif aldık. Bir de o gün filmi nasıl izledim biliyor musunuz, tek gözle izledim.
Nasıl tek gözle izlediniz?
- Şöyle ki, geçtiğimiz günlerde oyuncu kadromuzla birlikte filmi sinemada izleyeceğiz. Saat belirlendi falan. Neyse erken kalkayım diye, gece makul bir saatte yattım. Sabah bir kalktım, sağ göz yok. Böyle Mike Tyson gibi şişmiş. Arpacık mı ya da nazar mı bilmiyorum. Hemen göz hastanesine gittim, hiçbir şey yok. Göz kapalı bir şekilde filmi izlemeye gittim. Gittim, filmi izlerken göz açıldı. Onun için bu filmin iyileştirici özelliği var, haberiniz olsun. (Gülüyor) Ondan sonra Habertürk’teki programa gittim. Bir programa katıldım, ‘Kanal kanal gezdi’ dediler.
Desinler, niye bu kadar takılıyorsunuz ki?
- Ben hálá o evrede değilim. Bizim işimiz bunlarla ilgilenmek. İlgisizlik, bu anlamda pişmişlik benim işim değil. Takacağım, üzüleceğim, ‘Niye böyle diyor’ diye düşüneceğim. Üzülmek derken, kendimi perişan etmiyorum tabii ki, yine tebessümle izliyorum bu hikáyeleri. Ben insanları hem sahnede hem de perdede eğlendirecek şeyler yapıyorum. Bunu paylaşıyorum, karşılığını alıyorum da. Ama anlamamakta direnen bir kişi bile olsa, bu kafama takılıyor. Bu meslek hastalığı gibi bir şey.
Herkes sizi ya da yaptıklarınızı sevmek, beğenmek zorunda mı?
- Ben öyle bir isteğin peşinde değilim ki. Sevgi böceği durumum falan yok yani. Ortaya çıkan eserleri değerlendirme açısında bir güzel şeyler, bir de kötü şöyler vardır. Bunları da herkes bilsin isterim. Bir filmi tanıtmak, o filmin insanlarla buluşmasını sağlamak, haberdar etmek için belki alışılmadık bir şeyler yapıyoruz da ondan böyle oluyor.
Alışılmadık neler yaptınız mesela?
- Film çıkınca ne olur, fragman verilir, setten bir öpüşme sahnesi verilir. Bizde öpüşme sahnesi falan yok. Biz bir tanıtım filmini, parçalara bölüp belirli zaman aşımıyla gösterdik. Rastlanmış bir şey değil. O yüzden bu bazılarını kıskandırıyor.
Ancak ‘G.O.R.A’yla ilgili mutsuzluğunuz var. ‘Bu film, bu kadar seyirciyi hak etmiyor’ diyorsunuz…
- Yok, ben öyle bir şey söylemedim, ‘G.O.R.A, planlanandan daha iyi olmadı’ dedim. Ekonomik ve fiziki zorluklardan ya da kişisel hatalardan kaynaklanan bazı mutsuzluklar oldu, bu doğru.
Kişisel hatalar derken…
‘G.O.R.A’da gerçekten orgazinasyonumuz dağıldı. Sonradan toparlanabildik. Bu sebeple hepimiz için planlananın altında bir enerji oluştu. Bu da filme yansıdı. Ama yine de kötü film değildir.
Ama ‘Bu filmi izlerken midem kalkıyor’ dediniz…
- Bu cümlem televizyondaki yayınıyla ilgiliydi. Çünkü televizyonda öyle kötü bir kopya gösterdiler, filmi öyle kestiler ki. Bir de çok kötü bir sanal reklam uygulaması yaptılar. Alnımda tüp reklamı vardı, düşünün yani. Bundan çok rahatsız oldum. Emin ol ‘Midem kalkıyor’ dememin sebebi buydu. Filmle ilgili diyemem. Evet, daha şık bir şey ortaya çıkaracaktık, niyetimiz de oydu. İşimiz biraz sekteye uğradı. Moral olarak filmden uzaklaştık. Hayal kırıklıkları yaşadık. Bu kadar emek verdik, acaba vizyona girmeyecek mi endişesi taşıdık. Ne oldu, enerjimiz düştü. Bu enerji düşüklüğü de dediğim gibi filme yansıdı. Tamam, kötü bir film değil ama daha iyi olabilirdi. Onun muadilini yapmaya çalıştılar, olmadı. ‘Şimdi yapsak biz ‘G.O.R.A’dan daha iyisini yaparız’ diyor ya herkes, biz de onun için daha iyisini, ‘A.R.O.G’u yaptık.
‘G.O.R.A’dan para kazandınız mı?
- Hayır, kazanmadım. Hatta kayba uğradım bile diyebilirim. Oyuncusu, senaristi olarak ‘G.O.R.A’nın ekonomisine destek olmak zorunda kaldım. Evet ‘G.O.R.A’ da çok izlendi, ama kazandığım para, bir yazarın, bir oyuncunun dört katı bir paradır. Yani kendi standardıma göre kazanmadım. Ben bugüne kadar en çok parayı ‘Hokkabaz’dan kazandım. Ve inşallah ‘A.R.O.G’dan da kazanacağım.
Kısacası ‘G.O.R.A’ sizin için iyi bir ticaret olmadı…
- Olmadı. Ne ben, ne de Ömer (Faruk Sorak) bu filmden para kazandı. Hiçbirimiz için iyi bir ticaret olmadı.
‘A.R.O.G’un çekimlerine hangi deneyimlerle başladınız?
- ‘G.O.R.A’, bana çok şey öğretti. Pahalıya mal olacak bir iş için çok ciddi bir ön çalışma yapmak gerektiğini, bazı garantilerin olması gerektiğini ve ekonomi konusunda dikkatli olmayı öğrendim. Oradaki tecrübe, birazcık da ön çalışmaya dikkat etmek oldu.
‘Hokkabaz’ ve ‘A.R.O.G’u Ali Taner Baltacı ile birlikte yönettiniz. İşinizi başkasına emanet edemiyor musunuz?
-Bazı hikáyelerde, bazı durumlarda olabilir, evet.
Ömer Faruk Sorak’la çalışmanızdan kaynaklanan bir şey mi bu, yani yönetmen olma fikri?
- Başkasına emanet edememekle ilgili değil de, bunu yapmak istemekle ilgili bir şey bu. Çünkü ben sadece oyuncu olduğum, hatta misafir oyuncu olduğum zaman da, en azından oynadığım sahneyle ilgili bir fikrim olur. Bir filmin bütünüyle ilgilendiğim için, o işi de kendim yapmak istedim. Bu isteğim, ‘Benim kimseye eyvallahım yok’tan kaynaklanmıyor.
Ama bir açıklamanızda demişsiniz ki, ‘Ben işimi kimseye emanet edemiyorum, çünkü içine sıçıyorlar!’
- Yok o boyutta değil. Kimseyle de öyle bir şey yaşamadım. Ben bugüne kadar reklam sektörü dahil, birçok yönetmenle çalıştım. Daha bugüne kadar ‘içine sıçıyorlar’ diyeceğim bir netice olmadı. Vicdansızlık edemem. Ayrıca böyle şeyler de olabilir. Ben bunu belli bir doza kadar yaşamış olsam bile biraz daha ileriyi görüp, yönetmenlik yapmaya karar verdim. Ben kendimden örnek vererek söylemiş değilim bu sözü. Hayıflanan birçok arkadaşımı biliyorum. Bazı yazar arkadaşlarım var. Yalnızca yazmayla ilgileniyorlar. Çoğu zaman perdede yazdıkları şeyi görmüyorlar. Hatta ve hatta hikáyede olmayan şeylerle karşılaştıkları bile oluyor. Ben bu kadar ekstrem şeyler yaşamadım. Bunu yapma arzum başından beri vardı.
Yani, hem yazmak, hem yönetmek, hem de oynamak arzunuz…
- Yani, çok fazla bir şey istemiyorum, Mahsun (Kırmızıgül) kadar istiyorum.
Yani…
- Mahsun kadar yönetebilsem yeter bana. Şaka yapmıyorum…
Yönetmenliğiniz kadar, oyunculuğunuz da tarşılıyor…
- Bana kimse 15 yıldır iyi oyuncu demedi ki. Bir tek Brüksel’de bağımsız film festivalinde ‘Hokkabaz’ filmi ile ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünü aldım, o kadar. Bunu da kimse bilmez. Yani ben ne iş yaptığımı biliyorum. Ben oyuncu olarak bayağı iyiyimdir. Benim için kimin ne söylediği pek önemli değil. Oyuncu değil! Peki ne, ben ne yapıyorum? Ya da o zaman bana bir belge versinler. ‘Oynayamaz, oyuncu değil’ belgesi… Bir diğeri ‘yazamaz’ belgesi, bir diğeri de ‘yönetemez’ belgesi versin. Versinler ki bütün bu işleri yapmayayım o zaman. Böyle kurumlar varsa çıkıp ‘Bu sınırlar içerisinde komiklik yapamaz’ desin, imzalasın, belgeyi versin. Ben de çerçeveletip, eve asayım. Beni insanlar canlandırdığım karakterlerden ya da sahnedeki tavrımdan dolayı çok kuralsız zanneder, ama ben kuraldan çok hoşlanan birisiyim. Mesela diyorlar ki, ‘Filminize yaş sınırı gelecek mi?’ Gelecekse, gelsin. Bir kural vardır. Bizim bu filmde yaş sınırı yok. Ama gelmesinden de endişe duymuyorum.
Yani filmlere uygulanan denetim sistemini sakıncalı bulmuyorsunuz?
- İşleyen bir sistem yok ki. Şu yaş, bu yaş diye bir şey yazıyorlar ya, bu çok doğaldır. Bu dünyanın her yerinde var. Bu sansür meselesi değil. Denetlemekte ne sakınca var? Ama bu televizyonda öpüşenleri kapatmak ya da içki bardağını kristallemek demek de değil. Adam rakı içiyor, ne kadar rakı içtiğini görmüyor? Bu daha tehlikeli değil mi? İnsan bilir yani ne kadar içtiğini. Kısacası ben bir filmciyim. Senaryoyu yazıyorum, icap ederse posterini yapıyorum, afişini tasarlıyorum, oynuyorum, yönetiyorum. Bu işin genelinde olmayı seviyorum. İnsanlar ‘Bunu da yapmasan olmaz mı?’ diyor, ama sorumluluk almakla ilgili bir şey bu. Aslında yükü artırıyorsun.
Ali Taner’le çalışmanızın sebebi, sözünüzü geçirebilmekten de kaynaklanıyor olabilir…
- Böyle bir seçme değil bu, emin ol Sema… Ben hiç Taner’e sözümü geçirebildiğimi hatırlamıyorum.
Yönetmen olarak insiyatif kimdeydi?
- Taner hiç öyle taviz verecek birisi değil. İşe yönelik olan fikirleri de gayet başarılı. Benim itiraz edebileceğim fikirler değil. Ben oynadığım için tek başına yönetmenlik yapamazdım. Bu korktuğumdan ya da yapamayacağımdan değil. Neden bu filmlerin iki yönetmeni var, birazcık daha konforlu olalım diye. Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Bu kadar basit.
Geçen gün bir gazete, ‘politikacı taklidi yapmıyor’ diye yazılmış. Ama kararlıyım. Şu yoğun evreyi atlatayım, Ufuk Uras, Baskın Oran, AKP Beşiktaş İlçe Örgütü’nden bir iki kişinin, CHP Şişli Encümen Azası’ndan bir ağabeyimiz var, onun taklidini yapacağım. Seçmek gerek. Mesela kimsenin aklına Ufuk Uras taklidi yapmak gelmiyor, ben onunla başlayacağım. Yapmıyor diyorlar ya, bari enteresan bir şeyle başlayayım. Direkt Deniz Baykal’dan girmeyeyim. Baykal’ın taklidini de yapacağım ama, çarşaf bakıyoruz. Şimdi ben politik karakterlerle ilgili siyasi mizah yapamıyorum ya, büyüklerime soruyorum, hazır alabileceğim bir yer var mı?
Ntv Spor Spikeri Burcu Esmersoy, Eski Eşi İçin Tedbir Kararı Çıkartmaya Karar Verdi Aralık 4, 2008
Posted by googlehottrends in BURCU ESMERSOY.Tags: BURCU ESMERSOY, BURCU ESMERSOY Boşandı, NTV SPOR SPİKERİ BURCU ESMERSOY
add a comment
NTV SPOR SPİKERİ BURCU ESMERSOY, ESKİ EŞİ İÇİN TEDBİR KARARI ÇIKARTMAYA KARAR VERDİ
NTV spor spikeri Burcu Esmersoy, eski eşi Massimo Cusimano’nun “Burcu kendini Angelina Jolie sanıyordu. Medyanın ilgisi onu şımarttı” sözlerinin ardından avukatıyla görüştü. Esmersoy, boşanmasının üzerinden 5 ay geçmesine rağmen evliliğiyle ilgili konuşmaya devam eden eski eşi için mahkemeden tedbir kararı çıkartmaya karar verdi.